Bir Oyuncu İçin Yönetmenle Çalışmak

YÖNETMEN KİMDİR?

Mesleğimiz özelinde konuşursak yönetmen, bir tiyatro oyunu, film veya televizyon prodüksiyonunun yaratıcı ve teknik süreçlerini yöneten kişidir. Bir yönetmenin en önemli rolü, bir hikayeyi sanatsal ve teknik açıdan bütünlüklü ve etkileyici bir şekilde hayata geçirmektir.

Yönetmen, hikayeyi derinlemesine analiz eder, kendi bakış açısını ve vizyonunu yaratım sürecine dahil eder. Bu vizyon, projenin tüm unsurlarını -oyunculuk, sahneleme, görsel ve ses tasarımı, kurgu vb- bir araya getirir ve uyum içinde çalışmasını sağlar.

Yönetmen, bir prodüksiyonun sanatsal ve teknik başarısının arkasındaki itici güçtür. Yönetmen, oyuncularla yakın işbirliği içinde çalışarak oyuncunun karakterini ve karakterin hikayedeki yerini derinlemesine anlamalarına yardımcı olur. Bir yönetmenin belki de en kritik görevi, birlikte çalıştığı oyuncuların en iyi ve en derine ulaşmasını sağlamaktır.

Oyuncu, yönetmenin bu süreçteki rolü ile birlikte hikayenin anlatımına katkıda bulunabilir.

YÖNETMENİ TANI!

Birçok oyuncunun es geçtiği konuların başında, çalıştığı ya da çalışacağı yönetmeni yeterince tanımamak geliyor diyebilirim. Halbuki yönetmeni tanımak ve onun vizyonunu anlamak, bir oyuncunun dahil olduğu projede başarılı olabilmesi için kritik bir adımdır. Yönetmenin vizyonu, filmin veya oyunun genel estetiği, atmosferi ve anlatım tarzını belirler.

Yönetmenin varsa önceki çalışmalarını izlemek veya okumak, onun sanatsal tarzı hakkında bilgiler edinmek. anlatım dilini, estetik tercihlerini öğrenmek, yönetmenin neyi nasıl görmek istediğini derinden anlamaya olanak sağlar ve oyuncunun performansını bu doğrultuda şekillendirmesine yardımcı olur.

Bir oyuncu olarak yönetmeni tanımak, yalnızca işinizi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda onunla daha iyi bir iletişim dili kurmanıza ve profesyonel kariyerinizdeki gelişimize de yardımcı olur. Kolay, yaratıcı ve pozitif bir çalışma sürecinin sonucunda yönetmen sizinle sonraki işlerinde tekrar çalışmak isteyebilir, çevresine referans olabilir ya da sizi meslek profesyonelleriyle bir araya getirebilir.

Ayrıca farklı yönetmenlerle çalışmak ve onların çalışma tarzlarını öğrenmek, oyuncunun yeteneklerini ve bakış açısını genişletebilir.
Bu deneyimler, oyuncunun profesyonel olarak gelişmesine katkıda bulunur ve ona yeni beceriler kazandırır.

DÜRÜST VE AÇIK İLETİŞİM KUR.

Oyuncu ve yönetmen arasındaki ilişki, bir prodüksiyonun başarısı için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Bu ilişki, yaratıcı süreçlerin ve sanatın en temel yapı taşlarından birini oluşturur. Başarılı bir yönetmen-oyuncu ilişkisi, karşılıklı güven ve açık iletişim üzerine kuruludur. Bir yönetmen oyuncuya karakterin derinliklerini keşfetmesi, karakterin durumlar ve olaylar karşısındaki duygusal durumunu anlayabilmesi ya da oyuncunun olaylar sırasındaki eylem ve söylemlerinin, sahne ve hikaye bazında tutarlılığını gözetmesi gibi süreçlerinde, oyuncuya rehberlik eder.

Oyuncu ise hem kendi yetenekleri ve çalışma sürecindeki hassasiyeti, hem de yönetmenin yolculuktaki rehberliği ile birlikte karakteriyle kurduğu bağın derinliğini ve karakterin hikayeye olan etkisini, performansıyla somutlaştırır.

Yönetmen, bir filmin veya oyunun genel estetik ve anlatı tarzını belirler. Bu süreçte, oyuncunun seçimleri, yönetmenin ortaya koyduğu bakış açısı ve yaptığı seçimlerle uyumlu olmalıdır.

Oyuncu, yönetmenin sanatsal vizyonuna güvenirken, yönetmen de oyuncunun yeteneklerine ve çabasına inanır
Açık ve dürüst iletişim, yaratıcı sürecin verimli ve sorunsuz ilerlemesini sağlar.

YÖNETMENİ DİNLE.

Her yönetmen farklı şekilde çalışır. 

Bazıları oyuncunun fikirlerine ve seçimlerine açıktır, oyuncuya özgürlük alanı tanır ve oyuncunun yaratıcılığından beslenmeyi önemli bulur. Bazıları ne istediğini çok iyi biliyordur ve oyuncudan talep eder… Her ikisini birden yapmayı deneyen vardır, bir gün öyle bir gün böyle davranabilir, neticede yönetmendir işi çok kafası karışıktır -ki normaldir de…

Dolayısıyla önemli olan onları duymak, anlamaya çalışmak ve kurduğu dünyaya katkıda bulunmaya çalışmaktır.
Kendi beklentilerinizden ne kadar erken vazgeçer ve yönetmenle işbirliği içinde çalışmaya başlarsanız o kadar iyi olur.

Yaratıcı süreçlerde oyuncunun kendi isteklerinde ve fikirlerinde ısrarcı olması, yönetmenin isteklerini dinlemek ve onun kurduğu dünyaya uygun bulduğu seçimleri anlamaya çalışmak yerine ona direnç göstermesi, yaratım sürecini zedeler. Tabii ki yönetmen de oyuncuya karşı duyarlı olmalıdır.

Oyuncunun kendi isteklerinde direnmesinin sebebi, oyuncunun kafa karışıklığı, ikna olmamışlığı ya da tutarlı bulmayışı olabilir. Bu durumu çözmek, yönetmenin işidir. Bu süreçte açık iletişim, yapıcı tavır ve profesyonel bir yaklaşım kilit rol oynar. Her iki taraf için de geçerli bu.

ESNEK VE KOLAY OL.

Birçok oyuncu, oyunculuğu “doğru olanı yapmak” süreci olarak görüyor. Bir şeyin tek doğrusu olmayabilir.
Yönetmenin “bir de şöyle deneyelim” isteğine karşı açık olmak, geri bildirim ve eleştiri duymayı normalleştirmek hatta buna istekli olmak. Yönetmenden duyduğunuz şeyi herhangi bir denetleme ya da planlama sürecine ihtiyaç duymadan hemen denemek… Dolayısıyla esnek olmak. 
Burada bahsettim esnek olma halini biraz daha genişleterek “kolay olmak” diyorum ben. Bu tanımı kullanıyorum daha çok…

“Kolay bir oyuncu…”

Kolay olmak; yukarıda saydığım süreçlerde sana ve herkese kolaylık sağladığı gibi, hem yönetmenle, hem de işbirliğinde olduğun herkesle sağlıklı ve kalıcı ilişkiler kurabilmenin de önünü açar. Kendi fikirlerinde ya da kararlarında ısrarcı olmak yerine, duymayı seçmek. Yıkıp dökmek yerine yapıcı ve toparlayıcı olmayı seçmek. Direnç göstermek ve reddetmek yerine, hemen yapmayı denemek…

Açıkçası ben kendi yaratıcı süreçlerimde bir oyuncunun ne kadar yetenekli ya da iyi bir oyuncu olduğundan çok, ne kadar kolay oyuncu olduğuna bakıyorum. Esnek ve kolay olmak, başarıya ulaşmada en kritik beceridir.

Çünkü herkesle çalışabilirsin, herkes de seninle çalışabilir.

MUTLAKA NOT AL.

Yönetmenlerin en sık karşılaştığı hayal kırıklıklarından biri, oyuncuların kendilerine verilen notları ve geribildirimleri göz ardı etmesi veya unutmasıdır.

Okumalar ve provalar sırasında yönetmen sahneden ne olduğunu, nasıl bir derinlik beklediğini, karakterlerin eylem motivasyonlarını ya da duygusal ve psikolojik durumlarını anlayabilmeniz için önemli detayları paylaşır. Provalar sırasında yönetmenin söylediklerini not almak, oyuncunun performansını geliştirmesi ve sahneye daha iyi hazırlanması için son derece önemlidir. Bu alışkanlık, hem bir profesyonel olduğunuzu söyler hem de yönetmenin vizyonuna daha uygun bir işçilik ortaya koymanıza yardımcı olur.

Dolayısıyla okumalar, provalar sırasında yönetmenden aldığınız geri bildirimleri ve uyarıları mutlaka duyun ve zaman buldukça bir yere not alın. Prova sırasında aldığınız notlar, performansınızın tutarlılığını sağlar. Her provada aynı düzeyde işçilik sergileyebilmek, sahnelerin tutarlılığı ve hikayenin genel amacı açısından kritiktir.

Unutmayacağınızı varsaymak ya da “hallederim ben” gibi bir tavır takınmaktan kesinlikle uzak durun. Bu, yapabileceğiniz en kötü şey. Hatırlamayı becerebilseniz de buna güvenmeyin ve bu yolu seçmeyin. Bu hem çok ciddiyetsiz görünür, hem de unutabilirsiniz.

Çünkü yönetmen, bir sonraki provada, öncesinde söylediği ve sizin anlayıp, içselleştirdiğinizi umduğu her şeyi görmek isteyecektir.

YARATICILIĞIN ÖNEMLİ!

Birçok oyuncu, bir sahnenin nasıl oynanması gerektiğine dair yaratıcı fikir ve düşüncelerin yalnızca yönetmene ait olması gerektiğini düşünür ve kendi yaratıcı fikirlerini sürece dahil etmeyi geri plana atar ya da ortaya koymaya çekinir.

Bu durum, yönetmenin oyuncuya ne kadar alan açtığı ile doğrudan orantılı tabii ki ve fakat oyuncunun yaratıcılığı işin derinliği için çok elzemdir. Aslında bir yönetmen çoğu zaman yalnızca sınırları ve koşulları belirler. O sırada verili koşullar ve sınırlar içerisinde yaşayacak olan kişi, bizzat oyuncunun kendisidir.

Unutmayın ki bir yönetmen kurduğu dünya ve o dünyanın içindeki bütün elementlerle zaman geçirirken, oyuncu karakteriyle ve karakterinin hikayedeki yerini anlamakla daha fazla zaman geçirme fırsatı bulur. Dolayısıyla “o karakteri anlamaya çalışmakla” bir yönetmenden ve hatta belki hikayenin yazarından bile daha fazla zaman geçirmiş oyuncunun yaratıcılığına mutlaka ihtiyaç vardır.

Oyuncu bazen öyle bir şey yapar ya da öyle bir şey söyler ki, bu şey yönetmenin hayal gücünü destekleyebilir, kafasında kurduğunun ötesine geçebilir ve hatta bazen bu şey, yönetmenin direkt seçimi haline gelebilir. Ve zaten bir oyuncu yazar tarafından verilen koşullar ve yönetmen tarafından yapılan seçimler içerisinde yaratıcı davranabilir ki asıl beceri budur.

Esasında bir yönetmen daha çok seçim yapmak ister.
Oyuncu ne kadar yaratıcıysa, yönetmen de o kadar özgürleşir.

TAKIM OYUNCUSU OL.

Yalnızca kendini önemsemeyi bırak, takım oyuncusu ol. Takım oyuncusu olmak, oyuncunun diğer ekip üyeleriyle uyum içinde çalışmasını ve projenin başarıya ulaşması için gereken ortak hedeflere odaklanmasını ifade eder.

İş birliği eksikliği, projenin akışını olumsuz etkiler. Uyum içinde çalışmayan bir oyuncu, takvimde gecikmeye veya aksamaya yol açabilir. Bu durum, prodüksiyon takviminde ve bütçede sapmalara neden olur. İş birlikçi olmayan bir oyuncu, yönetmen ve ekip üyeleri arasında güven ve saygı kaybına neden olur. Güvenilir olmayan bir oyuncu, gelecekteki projelerde tercih edilmeyebilir. Profesyonellikten uzak tutumlar, oyuncunun kariyerine zarar verir.

Oysa takım oyuncusu olmak, ekip üyeleri arasında güvenin oluşmasına ve işbirliğinin güçlenmesine yardımcı olur. 
Takım oyuncusu olmak, sadece bireysel başarıyı değil, aynı zamanda projenin genel başarısını da artırır.

Profesyonel bir oyuncu, bu nitelikleri taşıyarak çalışma sürecindeki etkisini ve kariyerindeki ilerleyişini güçlendirir.

PROFESYONEL KAL.

Profesyonellik, disiplinli olmayı gerektirir.

Oyuncunun provalara ve çekimlere zamanında gelmesi, senaryosunu ve karakterini iyi çalışmış olması beklenir. Hazırlıklı olmak, yönetmenin işini kolaylaştırır ve projeye olan bağlılığınızı gösterir. Profesyonellik, açık ve etkili iletişimle başlar. Oyuncu, yönetmenle açıkça iletişim kurmalı ve talimatlarını dikkatle dinlemelidir. Anlaşılmayan noktaları sormak ve geri bildirim almak, süreci geliştirmenin anahtarıdır.

Yönetmenin verdiği geri bildirimleri yapıcı bir şekilde almak ve bu geri bildirimler doğrultusunda performansınızı geliştirmek, profesyonel kalmanın önemli bir parçasıdır. Eleştirileri kişisel olarak almamak, bunun yerine gelişim fırsatı olarak görmek, oyuncunun kariyer devamlılığı ve mental sağlığı için elzemdir.

Oyuncu ve yönetmen arasındaki ilişki, karşılıklı saygıya dayanmalıdır. Yönetmenin vizyonuna ve liderlik yeteneğine saygı göstermek, profesyonel bir ortam yaratır. Aynı şekilde, oyuncu da yönetmenin saygısını kazanmalı ve bu saygıyı korumalıdır.

Unutma bu bir işbirliği.
İşi ve iletişimi profesyonel kıl!